Hendek Dereköy’de  2000 lere  kadar her yıl nisan mayıs aylarında 600 kamyon yaban çileği toplanırdı. Ve pazara sürülürdü. Diyor köylüler...

Bugünki fiyatı 25TL/ kg dan bunun ederi:

5000x 600=300000kg - 300000x25= 7.500.000-TL

Yedi buçuk trilyon...

Ne zaman ki: Ot zehiri çıktı ve fındıkların altına atılmağa başlandı. Çilekler veda ettiler sessizce. Dönerler mi acep. Onu Dereköylü Mehmet ÖZALP’a sorduk. Zira Mehmet’in Annesi bir öbek çilek dikmişti bahçesine ve Mehmet şimdi bir iki arkadaşıyla beraber bu çilekleri çoğaltmanın derdine düşmüş  bir vatansever.

Hendek Dereköy 1908 yılında kurulmuş. Hendeğe 40 km. Ama yollar açılınca Ferizli’ye daha yakın olmuş. Devlet  işler hariç diğer ilçe hizmetlerini ekseri Ferizli’den görür Dereköylüler ler.

Onlar da Doğu karadeniz kökenli. İpsiz Recep Çetesinden sağ kalanlar, ve de onların yakınları  Vakfikebir'den, Tonya'dan, gelmişler. Ve 3. Sınıf ormanı; birinci sınıf fındıklığa çevirmişler. Buralarda tutunmuşlar...Yeni bir hayata başlamışlar. Uyanık ve çalışkan insanlar.

Köyde Fındıkçılık da bayağı gelişmiş. Daha da gelişsin için uğraşırken dengeyi bozmuşlar... Nasıl mı?  

1990 lı yılların sonuna kadar Dereköy’ün altın bir mahsülü daha vardı.

Fındıkların altında kendiliğinden yetişen yaban çileği. Bunu civar iller de bilirdi. Çoluk çocuk her baharda güle oynaya toplarlardı. Tüccarlar gelirler alır giderlerdi. Kamyon - kamyon.

Sözü Mehmede verelim: “20 yıl öncesine kadar nisan ve mayıs aylarında; hatta haziran ortalarına kadar. Bu köyde herkes çilek döşürürdü.  Buralar mis gibi çilek kokardı. Günde ortalama 3 kamyon çilek giderdi pazarlara… 20 tondan fazla… Cepler para dolu.

Derken bir ot ilacı çıktı. Bizi tırpandan kurtarır dediler. Fındığın altına vurduk. Zararı yok demişlerdi. Amma otlar yok oldu. Çilekler de yok oldu…Geç farkettik.

Zamanla ot ilacının  fındığa da zararlı olduğu anlaşıldı. Şimdilerde yine  tırpana döndük Biz döndük ama  çilekler dönmediler.”

“Allah(cc) Rahmetli anneciğimden razı olsun. Bahçede bir bölgeyi çilek ekmişti. Onları çoğaltıyorum kaç yıldır. Hem de daha iyi olsun diye naylonlu ve damla sulamalı ekim yapıyorum. Bir  arkadaş daha var. 1500 kök de O’nun var. İnşallah çoğaltır.Yıllar sonra da olsa eski güzel günlere döneriz. Bu yıl bir buçuk ton kadar alırız inşallah.

Fotoğraflarda gördüğünüz tüm bahçelerin altı çilekti. İki ürün alıyorduk. Fındığın olmadığı senelerde çilek olmam demiyordu. Her yıl bir harçlık alıyorduk. Bir çocuk günde en az 10 kilo topluyordu güle oynaya.

Şimdi kilosuna 25 TL den çok veriyorlar. Ama yok.”

Yorum: Devlet mi? O, bahçeye RUGAN  İSKARPİNLERLE  girer. Elbisem dallara takılmasın dikkatindedir. Durmadan saate bakar.

Ama Beğenmediğiniz GAVUR, fındığın dibine " MENDİZLERİ" dizdi. Hem de YKP işçi ayakkabısı ve sarı işçi yeleği giydirerek. Ne haber okumuş yabancılar?