"Bir defa Akçakoca’dan Şile’ye kadar Karadeniz sahil şeridinde; mükemmel ormanlarımız vardı. Bu ormanların toprakları güzel tarım toprağı olacak cinstendi. Ve arazı oldukça engebelsizdi.”

“Bu ormanlar fındıklık ve tarla yapılmak için; kesildi yakıldı. Devlet de buralardan orman ürünü istihsali ( üretimi) yapıyordu. Birde baktık ki: Ormanlar Fındık endüstrisine dönüşmüş.”

Oralarda oturan, yaşayan vatandaşların başka gelir kaynakları yoktu. Ormanı açacak tarla yapacak, fındık dikecek… Yaşayacak.

Geçim düzenini sağlamak için ormanlara büyük saldırılar olmuştur. Bir yandan devlet bir yandan vatandaş bu güzelim ormanların dörtte üçünü yok etti. Fındıklığa dönüştürdü.

Günümüzde sadece Çamdağı yöresinde orman kalmıştır.  

Devletin bir yanlışı da orman açmalarına yerleşenlerin köylerine yol yapması, elektrik vermesi, su getirmesi oralarda iskanı adeta teşvik etmesi bu sonucun doğmasında başlıca amildir.   (etkendir.)

Oysa orman teşkilatları bakanından en küçük memuruna kadar ormanları korumak için canla- başla çalışmışlardır.

Boluda ve kastamonuda ise; topraklar zayıf oldukları için; istihsal yapılan yerlerde fidanlama yapılmış; yine orman peyda olmuş, başkaca bir amaçla kullanılamamıştır.  Oraların topraklarında sadece orman olur.

Vatandaşlarda bu Üretim faaliyetlerinde çalışmış, ekmek yemişlerdir.

1950 li yıllarda fındık artık bu bölgede Bakırlıdan başlayarak  bu tarafa ve batıya doğru yayılır olmuştur.