Kurban ibadetinin ne zaman meşru kılındığını Kur'andan öğreniyoruz;

"Ve onlara Adem'in iki oğlunun kıssasını gerçek bir amaca/haset etmenin kınanmasına yönelik olarak anlat: Hani ikisi de vAllah'a birer kurban sunmuşlardı da birinden kabul edildiği halde diğerinden kabul edilmemişti. Bunu üzerine kurbanı kabul edilmeyen diğerine demişti ki: "Çaresi yok, seni öldüreceğim!" Öteki cevap vermişti: "Allah yalnızca sorumlu davrananların kurbanını kabul eder.

Bu ayetten anladığımıza göre Hz. Adem'le başlayan Kurban, ibadet niyetiyle belirli vakitte, belirli nitelikleri taşıyan hayvanı Allah adına kesmektir. Buna "Udhiyye" denir.

Kurban kelimesi " Allah'a yaklaştıran" anlamında Kur'anda değişik surelerde yer almaktadır. Mesela, Maide: 27 de Türkçede kullanılan şekilde "Kurban", Al-i imran: 183'te aynı şekilde "Kurban", Bakara, 196'da "Hedy"; Şükür Kurbanı, En'am : 162'de " Nüsük," veya " Mensek ", Saffat, 107'de "fidye" ve "Zibih", Kevser; 2'de "Nahr" olarak zikredilmektedir. Bu kelimelerin tamamı da "Kurban " anlamı taşır.
Hz. İbrahim ve İsmail'e dayanan kurban ise adak Kurbanıdır (Saffat: 37/99-109)

Kurban'ın Hükmü; Her ne kadar mezhep imamlarından Ebu Hanife kurbana vacip, onun öğrencileri İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed dahil İmam Şafii, Maliki ve Hanbeli Sünnet-i müekkede demekte iseler de; Kurbanla ilgili tarihi seyir ve Kur'anın bu derece titizlikle üzerinde durması dikkate alındığında ( Bakara: 2/196, Maide: 5/27, En'am: 6/79, 162, Hac: 22/28, 30, 34, 35, 36, 37, Kevser: 108/2) Kurban ibadetinin farz olduğunu söylemekte hiç tereddüt etmeyiz.

Yüce Allah bu gerçeği şöyle ifade etmektedir; "Ve biz her ümmet için kurban kesmeyi bir ibadet kıldık ki, bu vesileyle O'nun kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine Allah'ın ismini ansınlar. Bakın; İlahınız tek bir ilah'tır. O halde yalnız O'na teslim olun. Ve sen ey peygamber! O'na yürekten bağlanıp boyun eğenleri O'nun rızasıyla müjdele!"(Hac:22/34)

Gerek bu ayetler gerekse Kur'anın diğer ayetlerinde kurban edilebilecek hayvanlardan tutun da kesim şekli, etlerinin sarfı ( Hac: 22/28,36), Hangi ahlaki niteliklere sahip olanların kurban keseceği (Hac: 22/35), Kurbanın amacı (En'am: 6/162, Hac: 22/37) gibi hususların değerlendirilmesi bu ibadetin farz olmasının bir başka delilidir.

Şanlı Peygamberimiz Hicretin ikinci yılından itibaren her yıl Kurban Bayramında iki kurban kesmiştir. Birini kendisi, diğerini de Ümmetinden kesemeyenler için. Veda Haccında ise Allah Elçisi önceden Mekke'ye gönderdiği 100 adet Kurbanlık deve'nin 63 adedini bizzat mübarek elleriyle kesmiş, geri kalanları da Hz. Ali'ye kestirmiştir. ( Sahih-i Buhari Muhtasarı, Tecrid-i Sarih. c. 6, sf. 156).

Bera' b. Azib şöyle diyor: " Nebiyyi Ekrem (S.A.V) den Kurban Bayramı hutbesini dinledim. Şöyle buyurdu; "Bu günümüzde bizim için ilk yapılacak şey Bayram namazı kılmak, ondan sonra evlerimize dönüp kurban kesmek olacaktır. Her kim böyle yaparsa bizim yolumuza uygun iş görmüş olur" (Buhari, Adahi: 1, Müslim, Adahi: 1, Tecrid. C. III. S. 162). Bu hadisi şerif Allah Elçisinin kurban ibadeti konusunda takip ettiği usulü beyan etmektedir.

Ayrıca Kurban ibadetinin İslam aleminde çok rağbet görmesi ve süreklilik arz etmesi de Allah'ın simgelerinden (Hac:22/36) bir simge ve toplumlar için hayırlara vesile bir ibadet oluşundandır.
Kurbanın amacını Yüce Allah Hac Suresinin 34-37. ayetlerinde çok açık bir biçimde beyan buyurmaktadır;

  1. Allah'ı anmak, O'nu zikretmek, O'nun nimetlerini hep hatırlamak,
  2. 2. Nimete şükretmek, Nimetin kadrini idrak etmektir, o da nimeti vereni bilmekle olur. Her nimetin şükrü kendi cinsindendir. İşte ekonomiye büyük katkısı olan hayvanları Allah yolunda kurban etmek de onların şükrüdür.
  3. 3. Tevhit inancını pekiştirmek; İçindeki sahte Tanrıları yok ederek tek olan, hiçbir eşi, benzeri ve dengi olmayan Allah'a yönelmek,
  4. 4. Allah'a teslimiyeti fiili olarak ifade etmek,
  5. 5. Samimiyet ve ihlasını göstermek,
  6. 6. Kıskançlık ve saldırganlık duygularını bastırmak (Maide: 5/28) tır.
    Ulu Allah Kurban ibadetini yerine getirenlerin özelliklerini de şu şekilde sıralıyor;
    " Onlar ki,
    - Ne zaman Allah anılsa, kalpleri saygıyla ürperir.
    - Başlarına gelen her tür sıkıntılara sabrederler.
    - Namazı hakkını vererek kılarlar.
    - Ve kendilerine verdiğimiz rızıktan cömertçe sarf ederler " (Hac: 22/35).

Kurbanın hikmetini de Ulu Allah şöyle beyan buyuruyor.

KESTİĞİNİZ KURBANLARIN NE ETLERİ NE DE KANLARI ALLAH'A ULAŞIR. FAKAT SİZDEN O'NA ULAŞAN YALNIZCA TAKVANIZ; O'NA KARŞI GÖSTERDİĞİNİZ DERİN SORUMLULUK BİLİNCİDİR.
BÖYLECE ONLARI SİZİN YARARINIZA AMADE KILDI Kİ, SİZE YOL GÖSTERDİĞİNDEN DOLAYI ALLAH'IN YÜCELİĞİNİ LAYIKIYLA TAKDİR EDESİNİZ... VE SEN EY PEYGAMBER, İYİLERİ O'NUN RIZASINA ERMEKLE MÜJDELE! " (Hac: 22/37).

Buradaki hikmet, " Eşyanın, insanın emrine amade kılınması " demeye gelen TESHİR sırrında yatmaktadır. Adeta Allah'ın, yaratıp insanın emrine vermiş olduğu tüm varlıkların üzerinde "İNSANÎ HİZETE MAHSUSTUR" yazılıdır. Kur'ana göre yıldızlar, güneş, Ay, Gece ve gündüz, yer ve gökteki her şey, nehirler, Denizler, kuşlar, bulutlar insanın emrine amade kılınmıştır.

Kurbanlık hayvanlar da öyle. Kurban kesmek Allah'ın koyduğu varlık hiyerarşisine saygı göstermektir. Kurban kesmek, Allah'ın varlık için koyduğu sıralamanın devamını sağlamaktır. Onun neticesinde de "TAKVA" ya ulaşmak, yani Allah'a karşı sorumluluk bilincine ermektir. İşte Mü'min için bu FİNAL'dir. Ve kurbanın sebebi hikmeti de budur.

Bir kimsenin Kurban kesebilmesi için;
1. Müslüman olmak, 2. Akıllı olmak, 3. Ergenlik çağına gelmiş bulunmak, 4. Hür olmak, 5. Mukim olmak (Yani yolcu olmamak), 6. Dinen ölçü olacak kadar mala sahip olduktan sonra kurban alabilecek peşin parası olması yeterlidir.

Kurban; koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur. Bu hayvanların erkekleri kurban edilebileceği gibi, dişileri de kurban edilir. Bunlardan devenin 5, sığır ve mandanın 2, koyun ve keçinin 1 yaşını doldurmuş olmaları gerekir. Ancak koyun altı ayı tamamlayınca 1 yaşında gibi gösteriyorsa o da kurban olabilir. Keçi olmaz, 1 yaşını doldurmalıdır

Kur'anda Kurban edilecek hayvanlar " BEHİMETÜ'L EN'AM " tamlaması ile anlatılmaktadır (Hac: 22/28, 34). ki bu; çift tırnaklı, ot obur, dört ayaklı, evcil ve geviş getiren hayvan demektir. Bu hayvanlar ayrıca En'am suresi; 143 ve 144. ayetlerde açıkça belirlenmiştir. Sadece bu hayvanlardan kurban olur.

İki ya da bir gözü kör olan, 2. Kemiklerinde ilik kalmayacak derecede zayıflamış olan, 3. Kesim yerine yürüyerek gidemeyecek tarzda topal olan, 4. Kulağının ve kuyruğunun üçte birinden fazlası kopmuş olan, 5. Dişlerinin yarıdan fazlası dökülmüş olan, 6. Doğuştan kulağı bulunmayan, 7. Memesinin ucu kesilmiş olan, 8. Koyun ve keçide bir, sığırda iki memesi kurumuş olan, 9. Boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırılmış olan, 10. İlaçla sütü kesilmiş olan, 11. pislik yiyen, 12. Burnu kesilmiş olan, 13. Dilinin çoğu kesilmiş olan, 14. ölüm derecesinde hasta olan hayvanlardan kurban olmaz.

En gürbüz ve en gözde hayvanlardan kurban kesmeli. Habil en iyi, en gürbüz Hayvanını Kurban olarak Allah'a sunduğu için onun kurbanı kabul olmuş. Kabil ise sahip olduğunun en kötüsünü sunduğu için onun kurbanı kabul görmemişti. Kabil dünyevileştiği için en kötüsünü Allah'a sunmuştu. Dünya sevdası onu Hak'tan uzaklaştırmıştı. Allah Elçisi şöyle buyuruyor; " Dünya aşkı her hatanın başıdır " (Ebu Davud, Edep. 125) Bu dünya aşkı Onu kardeş katili yapmış, ebedi cehennemlik kılmıştı (Maide: 5/29)

Şu hususlara da dikkat çekerek konumuza nihayet verelim;
1. Kredi kartı ve taksitle kurban kesmek caiz değildir. (Kurban olur. ancak Kabil'in kurbanı gibi olur.)

2. Bazı kişilerin iddia ettiği gibi Kurbanı kesmeksizin bedelini fakirlere vermek kurban yerine geçmez. Öyle olsaydı; Veda Haccında Peygamberimiz (S.A.V) yüz deveyi kurban etmez onların bedelini verirdi.

3. Kişi kurbanını kendisi kesmeli, kesemez ise kesecek uzman birisine vekalet vermeli. Ama Kurbanı kesilirken başında bulunmalı. Şanlı Peygamberimiz kızı Hz. Fatıma'ya: " KURBANIN KESİLİRKEN ORADA HAZIR BULUN. ZİRA, İŞLEMİŞ OLDUĞUN HER GÜNAH, KURBAN KANININ İLK DAMLASI YERE DÜŞTÜĞÜNDE, BAĞIŞLANIR " ( Mecmau'z-Zevaid ve Menbau'l-Fevaid, C. 6, S. 17, Taberani)
Bu durumda çeşitli kuruluşların vekalet yoluyla uzaklarda kurban kesmelerinin ne derece doğru olduğu hususunu okuyucularımın takdirlerine bırakıyorum.

4. Kesilmeden önce Kurbanı herhangi bir şeyle bayıltmak kurbanın sıhhatine zarar verir. Çünkü bayılan hayvan sakatlanmış demektir. Sakat hayvandan kurban olmaz. (Daha önce yazıyı okuyan bazı dostlarım "Bayıltarak acı hissettirmeden kesilmesi caizdir." şeklinde fikir beyanında bulundular. Kendilerine teşekkür ederim. Ancak Allah için kesilen kurbanın bunu hissetmesi gerektiği düşüncesinden hareketle biz bayıltılmasından yana değiliz. Ama et yemek için kesilen hayvan bayıltılabilir.

5. Ölmüş Ana-Baba ve yakınlar için kurban kesilmez. Kurban ölü için değil, Allah için kesilir.

6. Türbe ve yatırlara da kurban kesilmez.

Bayramınız mübarekli olsun.