Rahman ve rahim hazretleri; Müslümanlara iki bayram vermiştir. ;Birincisi Kuran ayı Ramazanın sonunda. İkincisi ise ondan iki ay 10 gün sonraki kurban bayramı. Her iki bayramda da Müslümanlar topluca bayram namazı kılarlar.

Nedir bu bayramların mahiyeti?

Ramazan bayramı: Ramazanda Kur’an ile haşir-neşir olan Müslümanlar; Kur’an’dan aldıkları feyiz ve heyecanla; temizlensinler temiz elbiseler giysinler… Ve -Nakit olarak verilen sadakayı fıtırler ile fakirlerin de temiz elbiselerini de giyinmesiyle; hep birlikte tertemiz – vacip olan- bir bayram namazı kılsınlar. Birbirleriyle -sünnet olan - musafaha ( tokalaşma) yapsınlar. Bayramlaşsınlar… Tüm Müslümanlar ve diğer insanlar dostluklarını da yenilesinler. Dargın- margın kalmasın…

 Ramazan bayramında bu kaynaşma üç gün sürer.

İki ay 10 gün sonra ise; KURBAN BAYRAMI gelir. Kurbanın farizesini anlatmayı hocalarımıza bırakalım.

Biz burada bu değişik bayramın toplumcu yanına bakalım. Şöyle bir özat yapabiliriz.

*Sanki, Ramazan bayramında yakınlaşan ve toplum bağlarını güçlendiren Müslümanlar; iki ay 10 gün sonra yeniden Kurban bayramı ile ikinci bir toplumcu bağ tazelemesi daha yaparlar.

*Bu sefer işin içine daha değişik yaşantılar da girer. Mesela kurban kesme… Kurban sorumluluğum var mı diyen her Müslüman; mali durumunu gözden geçirir. Sıkı bir muhasebe yapar. Kesecek durumdaysa; ailecek sevinir. Kesemeyecek durumdaysa; Hedeflerini yeniler. Çalışmasını arttırır, israflarını kısar ki: Seneye Kurban kesebilecek seviyeye gelsin.

*Kurban kesecek Müslümanlar; kurbanlık hayvan ararlar. Bunların özelliklerini, olurlarını olmazlarını konuşurlar…

Hayvan sahipleri de; düzgün ve kurban edilebilir hayvanların nasıl olması gerektiğini yeniden gözden geçirirler. Ve daha düzgün hayvanlar yetiştirip kurban al - verinden para kazanmağı hedeflerler.

*Kısa sureli de olsa Ortaklıklar ortaya çıkar. Ortak iş yapma deneyimi yaşanır. Yıllarca sürecek yeni dostluklar peyda olur. Adil taksimatın nasıl yapılacağı konusu gündeme gelir.

*Hayvanların anatomik yapısı hakkında bir fikir edinilir.

*Can vermenin acısı gözlemlenir.

*Kurbanın derisinin verileceği ortak sosyal kurum saptanırken, bu kurumların durumları tartışılır.

*Kurbanı kesen kişi; etleri üç taksim yapmalıdır.

1. Taksim evde bırakılır ailecek et yenir, gelene gidene ikram edilir.. 2. Si konu komşuya dağıtılır. Böylece komşuluk münasebetleri tazelenir. 3. Taksim ise yakından uzağa doğru fakirlere dağıtılır. Fakirler bellenir. Onlarla bir meşveret ve yakınlaşma sağlanır, gönülleri alınır.

*Küçükler büyüklerin ellerini öperler. Ve gelenekler yaşatılır.

Elbette bunların dışında Allah(cc)’ın kullarına güzellikleri de olacaktır.

Bayramda pek çoğumuzun yaptığı yavan davranışları da izninizle bir kritik edelim.

*Bayramı bir resmi tatil olarak görüp bulunduğu sosyal çevreden tatile kaçmak.

*Bayram namazına GİTMEMEK.

* İnsanların kendisiyle bayramlaşmasını beklemek. Oysa önce bayramlaşan BÜYÜKLER OLMALI Kİ: KÜÇÜKLER ÖĞRENSİN. (Gavur medeniyetinde temel bir farkınız budur. Onlarda ast, üste selam verir. Bizde durumu başat olan asta selam verir.)

*Etleri dağıtmadan derin dondurucuya boca etmek. (Elbette mal senin. Ama sünnet nerede?)

Bu bayram da güzellikler içinde aslına uygun yaşanır inşallah. Aramayanı arayınız. Sormayanı sorunuz. Affediniz. (Tekrar aynı hatayı yapmayacak ise.) Sevindiriniz. Sevininiz.

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.