Akif, İstanbulda Arnavut bir baba ile Türk bir anneden olmadır. 4 yaşında ana okuluna gitmiştir. Baytar mektebini bitirmiştir. Ve Tarım bakanlığında müfettişlik yapmıştır. Bu suretle memleketin bir çok yerini gezmiştir. Arapça, farsça, Fransızca bilmektedir. Türkçeyi ise çok iyi bilmektedir. İyi bir güreşçi ve yüzücüdür. Gülle de atmaktadır.

1898 de evlendi.  Çocukları oldu.

1912 de Sebil - ür Reşat dersini çıkardı. 1913 te kürsülerden Vatan savunma vaazları yapmağa başladı. Milletin derdiyle dertleniyordu.

O yıllarda Gavurlar, müslüman askerleri Osmanlı'ya karşı savaştırıyorlardı. Akif bir yazı yazdı ve bunu çoğaltıp askerlerin üzerine uçaklarla attılar.

1920 de Balıkesir Zağnos Paşa Camiinde halkı vatan savunmasına çağıran vaazlar vermeğe başladı. Dergisinde de bu meyanda yazılar yazıyordu. Anadolu'nun çeşitli yerlerinde bu vaazlarını yaptı.

1920 - 1923 arası Burdur Milletvekili olarak TBMM'de görev yaptı.

 1925 yılında Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Paşa'nın öldürülmesi üzerine; mısıra gitti. 1936 yılına kadar orada kaldı. Türkçe dersleri okuttu. Rahatsızlığı ilerleyince İstanbul'a döndü.

27 aralık 1936 da sirozdan ruhunu teslim etti. 

Cenazesinin kaldırılışını Mithat Cemal KUTAY şöyle anlatıyor:

"Cenaze Beyazıd'dan kalkacak. Oraya gittim. Kimseler yok, cenazenin geleceği belli değil. Çok sonra birkaç kişi göründü. Biraz sonra çıplak bir tabut geldi. "Bir fukara cenazesi olmalı" dedim. O anda, Emin Efendi Lokantası'nın sahibi Mahir Usta elinde bir bayrakla cenazeye koştu. Sebebini anlamadım. Yine o anda yüzlerce genç, üniversitenin büyük sancağına çıplak tabutu sardılar. Ellerimi yüzüme kapadım. Cenazeyi tanımıştım. Al sancaklı siyah Kabe örtüsüne sarılan tabut, üniversite gençlerinin bir ürperme manzarası olan elleri üzerinde gidiyordu. Cenazenin arkasında devlet adına hiç kimse yoktu. Bu mahşeri kalabalık kendi kendilerine gelenlerin saflarıydı. Sırf cenaze için gelmişlerdi ve bu şahidi olmayan güzel dostluktu".

Akif İstiklal marşımızı yazmıştır Büyük bir şair ve ulu bir şahsişyettir. SAFAHAT isimli eseri vardır. 1924 te basılmıştır. Bu eserde; daha çok Kur'an'dan ayetleri tefsir eder.

Akifin meşhur üçlemesi diye ele alınan üç tane şiiri vardir.

1- Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?

     Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!

 2- Çanakkale şehitleri 

 3-  İstiklal Marşı.

1 numarada:Haşa AllaH(cc) ' serzenişte bulunuyor. 2 numarada: Ordumuzun kahramanlığı ve coşkusu ile coşuyor. 3 numarada ise Türkün sırtının yere gelmeyeceğini gönenerek haykırıyor.

Allah Gani- Gani Rahmet eyleye.