firdevs @ hotmail.com

OKUL YOLU MACERASI

Eğitim Öğretim yılı yaklaştıkça öğrencilerde ve velilerde bir telaş seziliyor ama birinci sınıfa gideceklerin telaşı başka, velilerin daha da başka.
Veliler el yakan fiyatlardan ne kadar şikayetçi olsalar da her anne-baba karınca kaderince öğrencisini okula hazırlamanın tatlı telaşı içinde.
Miniklerin ise, yeni elbise ve çantaya kavuşma sevinci ile okula gitmenin korkusu göz-pınarlarından taşan damlalarda gizleniyor.
Kimisi okula gitmenin ilk gününü iple çekerken, kimisi “ben okula gitmeyeceğim” diye dayatıyor.
İşte böyle bir okul yolu macerasına şahit oldum, bir kaç gün öncesinde.
Bir anne ilkokula başlayacak bir kız çocuğuna önlük alma çabasıyla son kuruşlarını saymaya çalışıyor.
Küçük kız ise “ne önlük isterim ne de çanta ben okula gitmeyeceğim” diye ayak dire dikçe kızına sinirlenen anne:
“İstesen de götüreceğim istemesen de, eti senin kemiği de benim diyeceğim öğretmenine” demesiyle 6 yaşındaki kız, beni orada kesecekler mi? diye avaz, avaz ağlayarak kaçıp gidiyor annenin elinden prangalardan kaçarcasına.
Anneyi çok yetersiz buldum. Bir kere “eti senin kemiği benim” sözü korkunç bir cümle.
İlk defa okula adım atacak çocukları böyle sözler okuldan soğutur.
Öğretmen ise ne kasap ne de bir gardiyandır. Böyle korkunç cümlelerle öğretmenlere de saygısızlık etmiyor muyuz?
Çocuklarımızın saçını okşayarak, güler yüzle tatlı dille öğretmenlerin de onları anne-babaları kadar sevebileceğini anlatırsak eğer, sonunda at izi it izine karışmış bir kargaşanın içinde bulmayabiliriz kendimizi.
Ayrıca böyle sorunlu çocukların velileri, öğretmenleri ile el-ele vererek bugünleri aşabilirler.
Ya anne-babalarda-ki sorunlar, onları nasıl aşacağız:?
Bildiğim ve İnandığım bir tek şey var eğitime ve öğretime yaş gözetmeksizin ağırlık vermek gerekiyor, çünkü dünyanın en büyük engelleri eğitimsizlikten doğar.

Firdevs BÜYÜKATEŞ
KIRKLARELİ
KALEMİN DİLİ,kitabımdan